Dünya üzerinde öyle harika yerler var ki, Asya’sından Avrupa’sında ve çok daha fazlasında… Mimarisi ayrı, sanatı ve tarihi apayrı değerli olan. Sadece modern yapılardan bahsetmiyoruz elbette, eski yapılar var bizlere miras kalan. Yüzyıllardır varlığını korumuş, bazen yangın veya deprem felaketine uğramış, yıkılmış, restore edilmiş, ama asla ve asla ruhunu kaybetmemiş. Bu yazımızda sizlere dünyadaki en güzel sarayları ve neden en iyileri olduklarını anlatacağız. Eminiz ki aralarında hiç bilmediğiniz kaleler, şatolar, saraylar ve daha niceleriyle alakalı detaylar çıkacak ve çok şaşıracaksınız, bir o kadar da gezmek isteyeceksiniz. Haydi, sırt çantamızı kapıp bir an önce gezmek istediğimiz sarayı bulalım!Dünya üzerinde öyle harika yerler var ki, Asya’sından Avrupa’sında ve çok daha fazlasında… Mimarisi ayrı, sanatı ve tarihi apayrı değerli olan. Sadece modern yapılardan bahsetmiyoruz elbette, eski yapılar var bizlere miras kalan. Yüzyıllardır varlığını korumuş, bazen yangın veya deprem felaketine uğramış, yıkılmış, restore edilmiş, ama asla ve asla ruhunu kaybetmemiş. Bu yazımızda sizlere dünyadaki en güzel sarayları ve neden en iyileri olduklarını anlatacağız. Eminiz ki aralarında hiç bilmediğiniz kaleler, şatolar, saraylar ve daha niceleriyle alakalı detaylar çıkacak ve çok şaşıracaksınız, bir o kadar da gezmek isteyeceksiniz. Haydi, sırt çantamızı kapıp bir an önce gezmek istediğimiz sarayı bulalım!1
Schönbrunn Sarayı, Viyana, Avusturya
İşte Avrupa’nın en güzel saraylarından sadece bir tanesi! UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan Schönbrunn Sarayı ve Bahçesi ülkenin en önemli kültürel anıtlarını barındırmasıyla en çok turist çeken noktalardan biri. Bahçenin Privy Garden isimli dünyanın en eski hayvanat bahçesine sahip olması da önemli ayrı bir nokta tabi ki. Gittiğiniz zaman İmparatorluk Evleri tüm ihtişamıyla sizleri bekliyor olacak, bunun dışında Schönbrunn Ahırları, Schönbrunn Saray Tiyatrosu, Saray Şapeli ve Çocuk Müzesi de cabası! “Eee bu kadar anlattın, nasıl gideceğiz?” derseniz de şehir merkezinden 40 dakikalık yürüyüşle, Westbahnhof’tan 15 dakikalık, Meidling’den 30 dakikalık tren yolculuğu ile, otobüs hattıyla, metroyla veya tramvayla gidebilirsiniz.
Trabzon Hakkında Bilgi Trabzon hakkında bilgi Trabzon, Karadeniz’in yemyeşil kentlerinden biri.Yağmurlu iklimi sayesinde, yörenin bir çok yerinde yeşilin her tonunu bir arada görebilirsiniz. Mükemmel bir oksijen banyosu çekmek isterseniz, Trabzon tam size göre bir yer. Ama dikkat edin, bu kadar doğal bir hava size zarar verebilir. Malum! stres, hava kirliği, kornaları sesleri derken, vücudumuz bu anormal yaşamı normal olarak algılıyor ve gerçekten normal olan, temiz havayı solurken zorluklar çekebiliyorsunuz. Ruhunuza ve vücudunuza iyi gelecek olan bol oksijenin dışında, Trabzon’da oldukça farklı şeylerle karşılaşacaksınız. Değişik bir yaşam kültürü, bu kültürün getirdiği farklı yemekler, gezilecek bir çok yer, hırcın Karadeniz dalgaları, hamsi kokuları, tulum sesleri ve insanlarının farklı bir şiveyle, farklı bir dille konuştukları, Trabzon’da belki de, kendinizi bulacaksınız. TRABZON’U KEŞFET Sümele Manastırı: Bu manastır halk arasında Meryamana manastırı olarak bilinir. ...
Karadeniz'e özgü bir halk oyunu: Horon Horon , Karadeniz insanının coşkusu yansıtan bir halk oyunu. Nesilden nesile aktarılan figürlerle, bazen kemençe, bazen tulum eşlik ediyor horona. Yüzlerce yıllık bir kültürün, coşku ve melodinin birlikte harmanlandığı, 7'den 70'e herkesin sevdiği bir oyun horon. Adını yunanca "dans" anlamına gelen horostan aldığı tahmin edilen bu oyunun anavatanı dağlık yapısı, sert iklimi, dalgalı ve hırçın deniziyle Karadeniz. Figürleri de sarp coğrafyanın doğasını yansıtırcasına sert ve hareketli. Oldukça canlı bir ritimle sergilenen horonda erkek ve kadınların figürleri farklı. Erkeklere göre kadınlar aynı ritme daha yumuşak biçimde eşlik ediyor. Horon oynamak ya da horon vurmak gibi ifadelerle dile dökülen bu hırçın figürlü oyun, düğünlerin, törenlerin ve şenliklerin olmazsa olmazı. Horona eşlik eden enstrümanlarsa bölgelere göre çeşitlilik gösteriyor. Trabzon'da kemençe, davul ve zurna kullanılırken, Hemşin'de ise yal...
İtalyanca bilmeyiz ama İtalyan mutfağı denildiğinde aslında hepimiz birçok yemeği biliriz. Neden çok severiz peki? Laf aramızda biz iki ülke birbirimize çok benziyoruz. Tam olarak olmasa da yediklerimiz, damak zevklerimiz benzer özellikler gösterebiliyor. Örf ve geleneklerimizin aynı olanlarından yazalım mesela; kız istiyorlar, aynı bizim gibi çiçekli çikolatalı kız isteme merasimleri var. Davul zurna yok ama kalabalık düğün seviyorlar. Hatta Manzari dağının eteklerinde yaşayan Moenalla köyü sakinleri 324 yıldır tek kelime Türkçe bilmeden, Türk gelenek ve görenekleriyle yaşıyorlar. Halayları var inanamazsınız. Tam bizim gibi bir halay değil ancak onların da Tarantella adında yöresel halk oyunları mevcut. Misafiri de çok seviyorlar ve sıcakkanlılar. Mutfaklarımızda ufak değişiklikler var elbette ancak kullandıkları malzemeler, damak zevkleri yine bizim gibi. Zeytinyağı kullanımları, ince hamurları, taze makarnaları, mayalı ekmekleri, sebzeli çorbaları, pirinçli yemekleri, ter...
cennet çok güzel
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
SilZeynep Begeç:çok güzel olmuş
YanıtlaSil